mühendislik her yönü ile

mühendislik her yönü ile

MÜHENDİSLİK; HER YÖNÜ İLE!

Bu Yazıda Şu Başlıklardan Bahsedeceğiz:

— Mühendislik Nedir

— Mühendislik Bölümleri Nelerdir

— Mühendis Olmak İçin Gereken Kişisel Özellikler

— Nasıl Mühendis Olunur

— Mühendisler Kaç Para Kazanır

— Mühendisler Nasıl Ortamlarda Çalışır

— Mühendislik Dersleri Zor Mudur?

— Peki Mühendislik Mesleği Zor Mu?

— Tıp Okumak mı Mühendislik Okumak Mı (Veya Başka Bir Meslek)

— Türkiye Şartlarında Mühendis Olmak

Şimdi başlayalım, baştan belirtelim biraz uzun soluklu bir yazı olacak, çayınız kahveniz her neyse hazırlayın şimdiden. Keyifli okumalar.

Mühendislik Nedir

Mühendislik, bir işi daha kısa sürede, daha ucuza, daha güvenli, daha kaliteli bir şekilde yapabilmek için yapılan çalışmalardır. Eğer bu işi diplomanız ile yapıyorsanız “mühendis“ olduğunuz söylenir. Ama mühendisliği sadece mühendisler yapmaz. Mühendislik her insanın yapabileceği bir iştir. Örnek olarak araba alırken bir öğretmenin yaptığı hesaplar, dikkate aldığı kriterler mühendislik örnekleridir. Çünkü işine yarayacak en kaliteli arabayı en ucuza mal etmek için çalışıyor. Yakıt performansını, yedek parça imkanlarını, kronik problemlerini tek tek hesaplayarak devamlı giderlerini düzenlemeye, düşürmeye çalışıyor. Aynı işi bir mühendis de kendi işi olarak fabrikalar, işletmeler için yapar. Neticede mühendislik genel manada bir işin, uğraşın ismidir.   




                 

Biz burada meslek olarak mühendislikten bahsedeceğiz. Yani bu işlerin diploma ile yapılmasından. Bu açıdan bakacak olursak mühendislik ve mühendis kavramlarını biraz daha netleştirmiş oluruz.

Mühendislik elektrik ve petrolün hayatımıza girmesi ile ciddi manada önem kazanan bir meslek haline geldi. Ülkelerin gelişmişlikleri, sanayi gücü, tarım gücü, ilaç endüstrisindeki, enerji kaynaklarındaki üstünlükleri ile doğru orantılı olarak artar. Bütün bu alanlar ise mühendislerin omuzlarında yükselir. Aslında çağımızı yönlendiren etkenler büyük çoğunlukla mühendislik ile alakalı gelişmelerdir.

İnternetin tüm dünyanın sinir sistemi haline gelmesi ve vazgeçilmez bir haberleşme/iletişim ortamı olması mühendisliğin bir sonucudur. Elimizdeki tablet ve telefonların günlük hayatımızın kilit unsurları haline gelmesi de öyle. Bunlardan çok daha önce elektriğin keşfi ve elektrik üreten, depolayan; elektrikle çalışan makinelerin, cihazların geliştirilmesi de mühendisliktir. Hayatımızın her alanında vardır mühendislik.

Mühendislik Bölümleri Nelerdir

Mühendislik bölümleri temelde üç kısımdır: Makine, İnşaat, Elektrik. Bu ana disiplinlerin zaman içerisinde genişlemesi ve birbiri ile iç içe geçmeye başlaması ile diğer mühendislik dalları ortaya çıkmıştır. Örnek olarak elektronik mühendisliği elektrik ve makinenin ince bir şekilde bir araya gelmesi, birbiri ile ilişkili işlemlerin çoğalması sonucu ortaya çıkmıştır. Mekatronik mühendisliği de bua popüler bir örenek olarak verilebilir.

Teknoloji ilerledikçe gerçekleştirilen projeler tek bir disipline bağlı kalmamaya başladı. Artık bir bina yapmaksadece İnşaat Mühendisliği için bir uğraş alanı değil. Bunun yanında malzeme mühendisliğinden tutun da akıllı binalardan bahsedilen şu dönemlerde yazılım, elektronik gibi bir çok disiplini ilgilendiren geniş bir konu haline geldi. Bu bakımdan mühendislik bölümleri çoğunlukla kesin sınırlarla birbirinden ayrılamamaya başladı. Şimdi bu mühendislik bölümlerine kısaca göz atalım:




— Makine Mühendisliği: Temel bir mühendislik dalıdır. Makinelerle, fiziksel yapılarla ilgilenir. Bir makinenin tasarımını yapar, üretimini planlar, üretim aşamalarını yönetir. Üretilecek olan parçaların fiziksel şartlara karşı vereceği tepkileri ve bu tepkilerin sınırlarını hesaplar. Bir Makine Mühendisi tasarımlarını bu sınırlar çerçevesinde yapar. Örnek olarak bir cep telefonu kasası tasarlayacaksa o cep telefonunun maruz kalacağı kuvvetler altında kolayca bükülmemesi için gerekli malzemeyi seçer. Ama aynı zamanda bu malzemenin ucuz, hafif ve uzun ömürlü olması da gerekir. Bu optimizasyonları genelde bir ekip olarak yapmaya çalışır.

Ayrıca Termodinamik, makine dinamiği gibi konulara da hakimdir. Termodinamik genel bir tanımla ısının davranış ve diğer maddeler üzerindeki etkilerini inceleyen bir mühendislik dalıdır. Enerji santralleri, rüzgar türbinleri, otomotiv sektörü, jet motorları, dizel motorlar, vinç ve kaldırma sistemleri ve saymakla bitmeyecek bir çok alanda çalışırlar. Önde gelen Makine Fakülteleri İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Yildiz Teknik Üniversitesi (YTÜ) gibi teknik üniversitelerindedir.

— Elektrik Mühendisliği: İsminden de anlaşılacağı gibi elektrik ile ilgilenen bir mühendislik alanıdır. Nükleer güç, güç elektroniği, elektrik iletim hatları tasarlar ve kontrol ederler. Her binanın elektrik tesisatında bir elektrik mühendisinin imzası vardır. Elektrik elektronik mühendisliği ile karıştırılmamalıdır. Elektrik mühendisliği daha çok elektrik aktarımı, üretimi ve kontrol edilmesi gibi konularda çalışır. Daha temel bir bölümdür. Önde gelen Elektrik Mühendisliği bölümleri İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Yildiz Teknik Üniversitesi (YTÜ) gibi üniversitelerde vardır.

— Elektrik Elektronik Mühendisliği: Elektonik devreler bulunan bütün cihazlar bu bölüm için bir uğraş alanıdır. Uydu alıcılarından tutun 5G, akıllı bina uygulamaları, bilgi ve iletişim teknolojileri, mobil operatörler, bilgisayar ve mobil cihaz tasarımları elektrik elektronik mühendsiliği bölümü mezunlarının uğraş alanlarıdır.

— Bilgisayar Mühendisliği: Bilgisayar donanımları ağırlıklı olmak üzere yazılım ile de alakalı bir mühendislik dalıdır. İşletmelerin IT (bilgiteknolojileri) bölümlerinde istihdam edilirler. İşletmelerin bilgisayar alt yapısını oluşturur ve kontrol ederler. Bankalar, savunma sanayi kuruluşları, IBM, Microsoft gibi büyük çaplı şirketlere kadar geniş bir çalışma alanları vardır.

— Yazılım Mühendisliği: Mobil ve masa üstü alanlar başta olmak üzere yazılım gerektiren bütün alanlarda çözüm üreten disiplindir. Bilgisayar mühendisliği donanım kısmı ile daha çok ilgili olmasına rağmen yazılım mühendisliği donanımla çok ilgili değildir. Özellikle yeni gelişen teknolojilerle firmaların ihtiyacı olan yazılım alt yapısını oluşturular.

— Mekatronik Mühendisliği: Doğa ile, daha doğrusu dış ortam ile etkileşim halinde olan, bilgi alış verişi yapan cihazlar ve sistemler tasarlar ve üretirler. Makine, yazılım ve elektronik bilgilerinin harmanlandığı bir mühendislik disiplinidir. Bunun en önemli sebebi de bahsettiğimiz dış ortamlarla etkileşim halinde olan cihazlar tasarlamak için bu disiplinlere ait bilgilerin gerekli olması. Genel olarak para sayma amkineleri, barkot okuyucular, endüstriyel ve insansı robotlar, mikro robotlar gibi ilgi çekici ve gittikçe önem kazanan alanlarda uğraşırlar.

— İnşaat Mühendisliği: Binalar, köprüler, yollar, gökdelenler gibi inşaat ile alakalı yapıların tamamının tasarımında yer alırlar. Bunun yanında yapım aşamasnda da sürekli proje dahilinde işlemleri kontrol ederler. Hem sahada hem de ofiste, bilgisayar başında çalışma alanları vardır.

— Malzeme Mühendisliği: Günlük hayatta kullandığımız cihaz ve makinelerin üretildiği malzeelerin geliştirilmesi bu mühendislik alanının işidir. İhtiyaçlara yönelik yeni malzemeler geliştirmeye ve üretmeye çalışırlar. Kompozitler, polimerler, alaşımlar gün geçtikçe değer kazanan alanlardır. Özellikle uçak, uzay ve otomotiv teknolojilerinde daha hafif, ısı direnci daha fazla ve daha ekonomik malzemelere ihtiyaç duyulması bu bölümün değerini artıran unsurlardandır.

3d yazıcı ihtiyacınız için
3d yazıcı ihtiyacınız için

— Kimya Mühendisliği: Malzemelerin daha çok kimyasal yapılarını inceler ve bu alanda araştırmalar yaparlar. Sabun üretiminden tutun da ilaç üretimi, nükleer reaksiyon yönetimi, su arıtması, hijyen maddeleri geliştirilmesi ve üretimi bu alanın işidir. Özellikle ilaç endüstrisinde geniş istihdam alanları vardır.

— Endüstri Mühendisliği: Üretim aşamaları ile ilgilidir. Üretim için gerekli maliyet, zamanlama, üretim planlaması, stok kontrolü yaparlar. Bütün bunları matematiksel yöntemlerle veye bu matematiksel yöntemler üzerine kurulmuş bilgisayar programları ile yaparlar. Bunların yanında çalışan verimini, işletme verimini iyileştirmeye çalışırlar.

— Biyomedikal Mühendisliği: Tıbbi alanlarda oluşan problemlere mühendislik yaklaşımları ile çözümler bulmaya çalışan bir mühendislik dalıdır. Biyomedikal mühendisleri hastalık tanıları yapabilmek için gerekli yöntem ve cihazları geliştirirler. Sadece hastalık tanısı için değil kann şekeri ölçüm aletleri, tomografi cihazları bu mühendislik disiplini ile alakalıdır. Hazır cihazların kurulumu, kontrolü, bakımı gibi alanlarda da çalışırlar.

Genel olarak mühendislik alanları böyledir. Bunların dışında temas etmediğimiz mühendislik alanları da vardır. Ziraat mühendisliği, kimya metalurji mühendisliği, cevher hazırlama mühendisliği gibi. Bu alanlar ile ilgili de detaylı bilgiyi ilerleyen zamanlarda Mühendis Gündemi web sitemize ekleyeceğiz.

Mühendis Olmak İçin Gereken Kişisel Özellikler

Bir çok insan mühendisliğe ilgi duyar. Birşeyleri üretebiliyor olmak gerçekten de ilgi çekici bir özelliktir. Bunun yanında işin arka planında yatan uykususz ve stresli geceler, saç baş dağınık girilen sınavlar, fedakarlıketilen gezmeler tozmalar göze çarpmaz. Mühendislik, en azından iyi bir mühendis olmak ciddi emek gerektirir. Ağır yükümlülükleri de vardır, tatmin edici sonuçları da. Mühendis olmak için gereken kişisel özelliklere gelecek olursak:




— Matematikle, Fizikle aranızın iyi olması gerekir: Çünkü mühendis kelimesi aslen Arapça kökenli hendese kelimesinden ismi faildir. Hesap yapan kişi demektir. Hesap da matematikle yapılır tabikisi. Ayrıca matematik mühendsilerin ortak dilidir. Hem diğer bir mühendisle anlaşabilmeniz için hem de maddelerle anlaşabilmeniz için matematik ve fizik dillerini bilmeniz, sevmeniz, özümsemeniz gerekmektedir.

— Uzun Süre Çalışabilmeniz Gerekir: Bu çalışma meselesi hem okul için geçerlidir hem de iş hayatı için. Mühendislik fakültelerinde bir çok mühendislik dersleri zordur. Bazıları bunu inkar edebilir. Hatta teorik eğitimin gereksiz olduğunu dahi düşünebilir. Bu ayrı bir davadır tabi. Zaten zorluk kavramı kişiden kişiye değişiklik de gösterir. Bu da psikolojinin alanı, bizim değil. Günün sonunda günlerce saatlerce, gecelerce çalışıp geçemediğiniz dersler olabilir. Bunun için çalışma disiplininizin sağlam olması gerekir.

Diğer taraftan iş hayatı eğitim hayatına göre daha sıkı bir tempoda ilerler. Tabiki bu konunun da istisnaları vardır. Ama iş hayatında taşıdığınız sorumluluklar, tamamlama süresi yaklaşan projeler, bilgisayar başında çizim, tasarım ve analizlerle geçen saatler olacaktır. Çalışkan olmalısınız.

— Bilgisayar ve Gelişen Teknolojiye Ayak Uydurabilmelisiniz: Biz mühendislerin sayfalarca işlem yapmaması için kendisini ortaya atan dostları vardır: bilgisayarlar. Yoksa çarşaf çarşaf ellerimizde cetvel ve pergellerle çizimler yapmamız gerekebilirdi. Hemen hemen bütün mühendislik dallarında, Avogadro, Proteus, Matlab, Autocad, 3DMax, Catia, Solidworks, ANYSYS ve saymakla bitiremeyeceğimiz bilgisayar programları ile işlemler yaparız.

— Yenilikleri Takip Edebilmeniz ve Bundan Zevk Almanız Gerekebilir: Mühendisin temel işi yenilik değil midir zaten. Mevcut bir şeyi üretmek, ona birşeyler eklemeden kopyalamak ne kadar mühendislik olabilir ki. Bir mühendisin dünya genelinde alanı ile ilgili gelişmeleri, tarzları, trendleri takip edebilmesi lazımdır. Bunun en iyi ve etkili yolu gidip görmektir tabi. Bilim turizmi yapabilirsiniz. Ama o kadar olmasa bile en azından fuarları, konferansları, kongreleri sıkı bir şekilde takip edebilmeniz gerekir.

Zaten şu bir gerçektir ki teknolojinin bu kadar hızlı gelişmesi ile bu gün okulada öğrendiğimiz şeyler çok çabuk eskiyebiliyor. Diploma ve eğitimlerimizin son kullana tarihleri çok yakın. Ancak bir yöntem öğrenmek işimizi kolaylaştırır ve uzun süre işmize yarar. Dünyayı takip edebilme, eğilimleri tahmin edebilme yeteneği sizi değerli kılacaktır.

— Yabancı Dil İle Aranız İyi Olmalı: Yabancı dil denilince mühendislik için İngilizce’den bahsedilmiyordur. Almanca, Rusça, Arapça gibi iş hayatında çok işinize yarayacak dillerden bahsediliyordur. İngilizce’yi bilmeniz zorunlu gibi bir duruma geldi artık. Çünkü Türkçe, hatta herhangi bir başka dilde kaynaklar çok kısıtlı. Japon da makalesini İngilizce yazıyor Fransız da Çinli de.

— Sosyal Becerilerinizin Gelişmiş Olması Lazım: Bir çok insandan duymuşsunuzdur efendim insanlarla uğraşmaktan usandığım için mühendislik okuyorum… Malesef dostlar, insan her yerde var. Çalışma ekibinizde, sorumlu olduğunuz departmanda, sizden üst kademelerde, alt kademelerde… İnsanlar hep karşınıza çıkacak, bazen iş veren olarak bazen işçi olarak, bazen müşteri bazen satıcı olarak. İnsanlarla iletişim kurmayı, kendinizi, derdinizi ifade edebilmeyi öğrenmelisiniz.

— Ekip Çalışmasına Yatkın Olmalısınız: Günümüzde çılgın projeler kategorisine soktuğumuz çalışmalar hep bir ekibin ürünüdür. Günümüzde tek başına alternatif akımı icat eden Tesla’lar, yok. Gelişen teknoloji disiplinler arası çalışmaları zorunlu kılıyor. Bunun için de ekip çalışmaları, bu çalışmalarda görev bilinci ve uyum yeteneği çok önemli.

mühendislik için azimli ve çalışkan olmak gerekir
mühendislik için azimli ve çalışkan olmak gerekir

Nasıl Mühendis Olunur

Mühendis olmak için ilgili bir üniversite bölümünü bitirmek gereklidir. Eğitim süresi 4 veya 5 yıl olabilir. Çoğu üniversite İngilizce hazırlık senesi koyar. Yani bir sene boyunca İngilizce dersleri görürsünüz. Bu bölümler genelde bölüme başlarken bir İngilizce yeterlilik sınavı yaparlar. Tavsiyemiz çalışılıp bu sınavın geçilmesidir. Bu sınavı geçerseniz okul normalde 4 senedir. Geçemezseniz ve İngilizce hazırlık zorunlu ise bir sene bu eğitimi almak zorunda kalırsınız. Bazen aynı sınavı bir de yarı yılda yaparlar. Bunda da geçip diğer dönem normal derseler almanız mümkündür.

Lisans eğitimi denen bu 4 veya 5 yıl bittikten sonra, tabi derslerde başarılı olursanız mühendislik diplomanızı alırsınız. Tebrikler mühendis oldunuz. Bundan sonra da yüksek yüksek mühendis olmak isterseniz yüksek lisans ve dokdora yapabilirsiniz.

Mühendisler Kaç Para Kazanır

Bu mesele çok geniş ve net bir cevabı olmayan bir meseledir. Bazı mühendisler var işsiz kalır ve polislik için çalışmaya başlar. Bazı mühendisler var aylık yüz binlerce lira geliri vardır. Bu tamamen bir mühendisin kendisini nasıl geliştirdiği ile, ne kadar tecrübe sahibi olduğu ile ve kendi yetenek ve bilgilerini ne kadar iyi pazarlayabildiği ile alakalıdır.

Ama ortalama bir mühendislik mezununun ortalama bir işe başladığını düşünürsek 2500 le 4500 tl arasında bir işr girmesi mümkün. Bu ücretler çok farklı faktörlere bağlı olarak hızlıca artabilir. Deneyim sahibi 10 snelik bir mühendis ortalam 4500 ile 7000 tl arası bir maaş alabilir. Ama tekrar belirtelim ki bu konuları belirleyen etkenler çok çeşitlidir. Zaten mühendis iş ilanları incelerseniz he şeyin yazdığını ama maaşın yazmadığını görürsünüz. Gerçi tüm meslekler için böyledir ama.

Maaş konusu tüm mühendislikler için farklılık gösterir. Bir bilgisayar mühendisi ile bir malzeme mühendisi farklı maaşlar alabilir. Bu firma ile, çalıştığınız yer ile yakından alakalıdır. Bir de kaynak fazlalığı ile. Örneğin makine mühendi alımı yapacak bir firmaya binlerce mühendis başvurabilir ve bu durumda firma ücret konusunda biraz daha düşük rakamlar konuşabilir. Diğer taraftan daha az bulunan bir mühendislik alanında durum tam tersi olabilir. Tabi sizin yetenekleriniz de çok önemlidir.

Ayrıca Bir Mühendis Kendini Nasıl Geliştirir Başlıklı Yazımızı Şuradan Okuyabilirsiniz

Mühendisler Nasıl Ortamlarda Çalışır

Her türlü ortamlarda mühendislere rastlamak mümkündür. İnşaat şantiyelerinde, baraj inşaatlarında, maden işletmelerinde, dağlık arazilerde, fabrikalarda, atölyelerde veya lüx gökdelenlerdeki konforlu ofislerde. Mühendisliğin çalışacağı alan yaptığı iş ile alakalıdır. Bir makine mühendisini değerlendirecek olursak tasarım ve analiz yapacaksa ofistedir, test ve kontrol yapacaksa atölyededir.

Diğer taraftan bilgisayar ve yazılım mühendislikleri gibi bazı mühendislikler ise işi gereği ağırlıklı olarak ofis ortamlarında çalışırlar. Diğer yandan mühendislik mesleğini yapan insanlar ilerleyen yıllarda başka pozisyonlarda da çalışmak isteyebilirler. Yani işe makine mühendisi olarak başlayıp satış ve pazarlama uzmanı olarak veya yönetim kadrolarında bulunarak kariyerlerini devam ettiren mühendisler oldukça fazladır.




Mühendislik Dersleri Zor Mudur?

Okuldan okula ve mühendislik bölümlerine göre çok değişkenlik gösteren bir konudur. Mühendislik dersleri genel manada ortalamanın üzerinde bir yoğunlukta bilgi içerir. Birkaç ders istisna olmakla birlikte derslerde başarılı olabilmek için ciddi bir şekilde çalışmanız gerekebilir.

Makine mühendisliği, mekatronik mühendisliği ve elektrik elektronik mühendisliği gibi bir çok mühendislik eğitimlerinde dersleri yanında projeler de yürütülüyor. Yani bir dersiniz bölümle ilgili bir proje geliştirmek olabiliyor. Bunlara proje dersleri deniliyor. Bazı üniversitelerde mesleki tasarım dersi diye biliniyor. Bu tür derslerde de ciddi manada zorlanacağınız problemler ortaya çıkabilir. Yani mühendislik dersleri sadece bir öğretim üyesi tarafından anlatılıpsınav kağıtları ile test edilen dersler değildir. Ortaya bir ürün koymanız da beklenebilir.

Proje dersleri ve normal derslern yanı sıra laboratuvarlarda da vakit geçirirsiniz. Kimya mühendisliği, elektrik elektronik mühendisliği gibi bölümlerde laboratuvarlar gerçekten de sık uğradığınız yerlerdir. Ha sözel dersler de var. Türkçe, Tarih, İnkilap Tarihi gibi dersler de karşınıza çıkacaktır.

İngilizce veya %30 İngilizce olan bölümlerdeki İngilizce derslerde de genel olarak derler baştan sona İngilizce işleniyor. Sınavlar da İngilizce yapılıyor ve cevapların İngilizce olması gerekiyor. Bu durum göz korkutmasın. Çünkü neticede o öğretim üyesi de bir insan, anlamadığınız yerlerde genel olarak Türkçe açıklama yapıyorlar. Tabi hoca Türkçe biliyorsa.

Peki Mühendislik Mesleği Zor Mu?

Mühendislik mesleği sorumluluk yükleyen bir meslektir. Yaptığınız projeler ve sorumlu olduğunuz çalışma alanları içerisinde sizin yapmak zorunda olduğunuz işler vardır. Çoğunlukla bu işlerdeki başarısızlıklar da maddi olarak sizin karşınıza gelir. Yetişmesi gereken çalışmalar sürekli zihninizi meşgul edebilir. Mesai dışında çalışmalar yapmanız gerekebilir.

Meslek olarak mühendislikten zevk alıyorsanız, bu mesleği seviyorsanız bu tür problemlerle sık karşılaşmazsınız demektir. Aslında tüm meslekler için bu böyledir. Bu sorumlulukları göze almanız, problemlerle uğraşmaktan gerçekten de zevk almanız gerekiyor. Özellikle işin ilk zamanlarında ne oluyor burada modunda ortama ayak uydurmaya çalışırsınız. Daha sonra işi ve çevreyi tanıdıkça mesleğin zorluğu veya kolaylığı daha çok belirir.

Tıp Okumak mı Mühendislik Okumak Mı (Veya Başka Bir Meslek)

Böyle bir ikilemde kalacak bir başarı sıralamanız varsa helal olsun iyi bir sıralamanız var demektir. Ama bu sorunun, bu ikilemin cevabı neden bu ikilemde kaldığınıza göre değişiklik gösterir. Bu ikilemin nedeni dış etmenler de olabilir kendi düşüncelerinizden, istek ve gelecek planlarınızdan kaynaklanan iç etmenler de olabilir.

Dış etmenleri düşünecek olursak öncelikle şunu iyi bilmek gerekir ki yaşayacağımız hayat bizim hayatımız. Sevmediğiniz bir mesleği yaparak bir hayat geçirmek çok kötü bir tercih olur. Diğer taraftan 21. Yüzyıl gerçekleri, hızla gelişen teknoloji ve bu teknolojinin hayatımıza kolayca girebilmesi. Arkadaşlar üniversite çok da önemli bir dönem olma özelliğini hızlıca kaybediyor. Üniversiteler eğitim programları ile size çok şey katmayacak. Ama tıp öyle bir pozisyonda ki öğrendiğiniz her şey üniversite kaynaklı neredeyse. Bu dış etmenleri çok iyi değerlendirmeli ve biraz da bencilce kararlar vermeniz gerek.

Ama gerçekten ciddi bir dış etmen varsa durum değişir. Tıpi ş garantisi olan bir bölüm olarak görülür ve bu görüşün haklılık payı da vardır. Mühendisliğe gelecek olursak kendinizi ciddi manada geliştirmediğiniz sürece mezun olur olmaz iş bulmanız zor olacaktır. Ekonomik bir dar boğazda iseniz aile veya bireysel olarak işleri garantiye almak için tıp tercih edilebilir. Ama bu tercihi içinde mühendislik aşkı bulunan bir kişi yaparsa, yani cidden  lise veya evveli de dahil olmak üzere mühendislik hayali kuran birisi yaparsa gözü arkada kalacaktır. Şunu da unutmamak gerekir ki tıp 6 sene, mühendislik 2 sene, yani mühendisliği bitirip iki sene iş arasanız bile tıp okuduktan sonraki halinize gelmiş olacaksınız. Diğer taraftan tıp okuyup mühendislik seçmedim diye pişman olursanız, tıp ikinci sınıftan mühendisliğe geçerseniz yine aynı sürede okulu bitirmiş olursunuz.

İç etmenlere gelecek olursak, sizin gelecek ile ilgili hayalleriniz çok önemli. İnsanlarla iletişiminiz, zor durumlara dayanıp dayanamamanız çok önemli. Tıp gerçekten insanla doğrudan doğruya iletişimde olan, etkileşimde olan bir alan. Mühendislikte ise bu biraz daha mesafeli. İnsanın ve insanlığın tüm halleri ile ve tüm çıplaklığı ile sürekli karşı karşıya kalmak sizi yıpratacak mı? Mesleği yaparken zorlanacak mısınız? Diğer taraftan saatlerce çizimler hesaplar düzenlemeler planlar yapmak size ne kadar yakın? Siz ne yapmak istiyorsunuz?

Ne yapmak istediğiniz konusunda da kararsızlık içerisinde iseniz yazı tura da atabilirsiniz. Çünkü okulda iken ilk bir iki sene de durumu ve kendinizi anlayacaksınızdır. Ona göre yeni bir yol haritası çizmeniz de mümkün. Zaten çok idealist birisi iseniz, bu tıp mı mühendislik mi ikilemine de idealist, araştırmacı yönünüz sebebi ile düşmüşseniz şunu bilmenizi isterim: her iki bölüm de ideallerinizi gerçekleştirmenize yardımcı olabilir. Mühendislik yaparken de araştırmalarınızı bir hastalığa çare olacak şekilde yönlendirebilirsiniz. Hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılacak cihazlar tasarlayabilirsiniz.

Tıp mı mühendislik mi sorusunun cevabını sizin içerisinde bulunduğunuz durum belirler. Ama günün sonunda şu iki şeyi iyi bilmek lazım, birincisi hayatın sizin hayatınız olduğu, ikincisi de üniversite eğitim sistemlerinin sizi geleceğe hazırlamak, ideallerinizi gerçekleştirmek üzere kurgulanmadığı.

Türkiye Şartlarında Mühendis Olmak

mühendislik medeniyetin arkasındaki güç demektir
mühendislik medeniyetin arkasındaki güç demektir

Mühendisliğin temelleri, amacı hesaplamak, matematik doğrultusunda yeni bir şeyler ortaya koymaktır. Yani mantık merkezinde hareket etmek ve birşeyler üretmek. Üretim açısından ülkemizi değerlendirecek olursak bazı sistemsel eksiklikler bizleri engeller. Üretimin gerçekleşmesi için ham maddeler gereklidir. Ve tabi satmanız, yurt dışına da ihraç etmeniz gereklidir.

Hammadde ve ürün için gerekli olan parçalar, özellikle bu ürün teknoloji tabanlı, çipi devresi falan olan bir ürünse dövize bağlı, bağımlı, dövizle evlidir. Yani döviz kurundaki dalgalanmalar ile kalp kardiyografimiz benzer salınımlar gösterir. Çünkü bir şey üretiyorsunuz ve tüm maliyetiniz anlık olarak değişiklikşer gösteriyor. Bu değişiklikler küçük değişiklikler değil. Ekonomimizin çok küçük bir gemi olması, genel olarak denizden veya diğer gemilerden kaynaklanan dalgalarda çok çalkantılı, gergin dönemler geçirmemize neden olur.




E ham maddeyi parçaları biz üret miyor muyuz derseniz biz üretsek de ekonomi sistemimizin döviz bağımlısı olması, üretim odaklı olmaması önümüzü kesiyor. En basit örnek, çelik ve diğer madenler. Bunlar ne üretirsek üretelim kullanmamız gereken şeyler. Plastik; petrolle birlikte doğrudan döviz eksenli.

Ürettik diyelim, bu sefer de satış işinde karşımızda engeller çıkıyor. Yurt içine, kendi halkımıza satmak istesek kendi halkımızın alım gücü iyice düşmüş, enflasyon tavan yapmış. Satış hacmi azalmış ve diğer üreticiler ile rekabet çok artmış durumda. Yurt dışına satmaya kalksak, ihracat yapsak alıcılar da ülke ekonomisini ciddi bir şekilde takipediyor ve ticaretlerinde istikrarlı olan firmalarla alışveriş yapmaya çalışıyor. Aynı ürünü bu yıl birim maliyeti 1 tl ye ürettiysem seneye birim maliyeti 1 tl den fazla olacak şekilde üretebiliyorum. Hiçbir değişiklik yapmasam bile maliyetlerim artıyor. İhracat da bu şekilde engellenmiş oluyor.

Türkiye’de mühendis olmak insana çok büyük sosyal ve mesleki tecrübeler kazandırıyor. Sürekli istikrarla işleyan kurumlar çalışnlarına sadece işi öğretir, iş tecrübesi kazandırır. Türkiye’de çalışan bir mühendis ise her şeyin yanında kriz yönetimi, işler yolunda gitmediğinde nasıl davranacağı yönünde kendisini geliştirir. Bu yeti de önemlidir. Belki yöneticilik pozisyonlarında bu kazanımların değeri daha iyi anlaşılır.

Türkiye’de mühendis olmak zordur ama onurlu bir meslektir. Çünkü kimsenin inkar edemeyeceği bir gerçek olan ekonomik problemlerimizin çözümü, üretim denilen olayın faili olmaktır. Türkiye’de mühendis olmak, idealis bir mühendis olmak inatla, tüm şartlara rağmen birşeyler üretmeye çalışmak demektir. Tek amacı para olan bir mühendis Türkiye’de kalmaz büyük ihtimal. Burada gidenlerin tek amacı paradır demiyorum. Kalanlar, daha doğrusu gitmek istemeyenler hala ümidi olan, birşeylerin değişebileceğini düşünen insanlardır. Sevin onları 😉

Bir Cevap Yazın